İnsan bedeninin damarları özgürlük duygularıyla atıyorsa doğru yolu seçmemesi mümkün değildir.
Her arayış ve istekte “Ben kimim, neden varım?” soruları ve çelişkileri sorgulanır. İnsan, zulümcü ve inkârcı sistemin yaşamı içinde kendisini bulmaya çalışır; fakat kendisinin sahibi olamaz.
Her canlı kendi tohumundan filizlenir, her insan kültürü içinde büyür. Derinleşerek sorgulayan kişinin yolu ışığa ve doğru yollara akar. Kimse özgürlük umudunun ve isteğinin önünü kesemez; çevresindeki baskılar ne kadar ağır olursa olsun kölelik zincirleri kırılır ve insan arayışına doğru yola çıkar. Edene kentinden Yilmaz Ozlû adlı genç de özgürlük arayışının peşine düşer ve yaşamının son anına kadar davasına bağlı bir devrimci olur.
Toplumsal adı Yilmaz Ozlû olan Gever Hekarî, Mamxurî aşiretindendir ve Edene'de yurtsever bir ailede büyür. Aileden birçok kişi özgürlük saflarına katılmış, birçoğu şehadete ulaşmıştır. Aktif ve hareketli Yilmaz gençlik çalışmalarında yer alır ve birçok gence direniş saflarına yönelmede öncülük eder. Görevlerine disiplinli ve güçlü kişiliğiyle yaklaşır; herkes onu mert ve ciddi bir genç olarak tanır. Çalışmalardaki etkinliği çevresinde büyük etki yaratır ve tarzıyla birçok genci çalışmaya katar. Önder Apo'nun kitaplarını çok okur; her adımda bilinçli ve disiplinli davranır, okumalarıyla daha bilgili ve yaratıcı olur.
İnsan bilinci geliştikçe önündeki sınırlar kalkar, akışkanlaşır ve kararlarını cesaretle verir. Yilmaz'ın özgürlük davası ve halk ayaklanmasına ilişkin arayışı gelişir. Apocu düşünceyi okuyarak derin düşünür ve ülkeye gitme kararı alır. Bu kararın kolay olmadığını bilir; fakat bilinçli, iddialı ve istekli biçimde Kürdistan dağlarına geçer. Önce Kato dağlarına gider, temel gerilla eğitimini görür ve militanlık sözünü verir.
Gever eğitimini bitirdiğinde Rojava Devrimi başlar. Büyük bir tutkuyla cephelere gider ve IŞİD çetelerine karşı canla başla savaşır. Devrimci hamlelerde ve etkili eylemlerde yer alır, devrimi savunma savaşında adım adım önemli deneyimler kazanır ve çetelere ağır darbeler vurur. Birçok kez yaralanmasına rağmen direniş mevzilerinden ayrılmaz ve Rojava özgürleşene kadar yoldaşlarıyla direnir. Rojava'da kazandığı büyük deneyimlerden sonra özlemi onu yeniden Kürdistan dağlarına yöneltir.
Dağlık alanlara geçtiğinde önce Şehit Îbrahîm Akademisi'nde eğitim görür. Örgütsel, ideolojik ve doğru Apocu yoldaşlık konularında kendisini geliştirir; gerçek bir yoldaş ve özgürlük davasının öncüsü olmak için sürekli tartışıp sorgular. Rojava savaşındaki deneyimini çağın gerilla tarzıyla yaratıcı biçimde birleştirir, taktik aklını geliştirir ve her koşula hazırlanır. Bakışı ve iddiasıyla örnek kişilik olur; bildiklerini paylaşır, tartışır ve modern tarz ile taktikler üzerine sorular geliştirir. Eğitimden sonra büyük istekle savaş alanına gitmek ister. Heftanîn'de çatışmalar ağırdır; kendi ısrarıyla oraya geçer.
Bektorya bölgesindeki Qertal Tepesi'nde düşman bütün teknik, silah ve bombardımanla saldırılarını yoğunlaştırır. Ancak Gever, Şoreş Serkeft, Zeyneb Amanos ve Hozan Farqîn'le birlikte Türk askerlerine birçok darbe vurur ve bombardıman altında kendilerini koruyarak modern taktikler geliştirir. Her silaha karşı eşsiz bir direniş sergiler, düşmanın dağlarda rahat yaşamasını engellemek için farklı eylemlerle peş peşe darbeler vururlar. Heftanîn Savaşı'nda dördü fedai ruhla direnir; tek bir özgür nefes kaldıkça çelik yüreklerle savaşır ve “Burası Heftanîn” sloganını dağlarda yankılandırırlar.
Özgürlük gerillaları heybetli dağları savunmak için bedenlerini kalkan yapar. Yaşamın hakikati içinde kendilerini inşa eder ve savaş ahlakı tanımayan düşmana karşı mücadele ederler. Savaş imha amaçlı olduğu için ancak büyük mücadele ve fedai ruhla kazanılabilir. Kürdistan özgürlük savaşçıları ya özgür bir yaşam ya da onurlu ölüm sözü vermiştir; devrimcilerin sözü de budur. Bu temelde Heftanîn Savaşı'nda çağın birçok Egîd'i ve Zîlan'ı ortaya çıkarak direnişin sesini her yere taşır.
Binlerce değerli genç kadın ve erkek bu dava uğruna canını feda etti. Gever'in bu savaşta onların intikamını alması, döneme cevap olması ve Önder Apo üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi kırması gerekiyordu. Yükü ve sorumluluğu büyüktü ve bunun bilincindeydi. Bu nedenle Heftanîn Savaşı'nda gönül rahatlığıyla savaştı ve bedel ödedi.
Heftanîn'in dört yanında saldırı ve talan sürerken kahraman gençlerin sesi özgür dağlarda yankılandı. Binlerce özgürlük şehidinin emeğine layık olmak için kurtuluş savaşı yürüttüler. 11 Haziran 2020'de Bektorya'daki ağır çatışmalarda Gever, Zeyneb Amanos, Hozan Farqîn ve Şoreş Serkeft'le birlikte şehadete ulaştı. Dört militan son nefeslerine kadar cesaretle savaştı; tek ruh ve sesle Heftanîn'de direnişin sesi, zafer bayrağının rengi oldu ve tarihe mühürlerini vurdu.
Her şehit tarihin tanığı, her militan yolun takipçisi ve her canlı başka bir yerde, başka bir biçimde yeniden yankılanıp yaşayan ölümsüz bir ruh olur. Özgürlük davasının şehitleri yaşamları ve mücadeleleriyle özgür yaşamın temeli oldular.
