HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Anılar insana neyi hissettirir? Ya da insandan neleri eksiltir ve çoğaltır? Bu sorular yaşamla denklemini kurmuştur ve cevapları da yaşamın süreğenliğini belirten birer varoluş duygusudur.

Duyguların en yoğun yaşandığı ve bir hakikat gibi gün yüzüne çıktığı bu coğrafyada, duygu ve düşünce diyalektiği bir varlığın sembolü haline gelmektedir. Bundandır ki, anılar insanın yaşam sürecini taze tutan ve her an yeniliklere elzem olmaya devam eden bir hal almakta. Anıları anlamak için ya da o anıların bir rehber görünümünde kılınması için, muazzam bağlığın kudreti yetebilir mi?  Eğer o bağlılığın yüce kudreti ise birleştiren ve her an yeniden yaratan, o zaman sonsuzca sevebilmek ve sonsuzca bağlı kalmak gerekir anısına.

 Asıl ismi Suat Özel olan Serxwebûn Rêvan Mûş’un Milazgir ilçesinde yurtsever bir ailede dünyaya gelir. O Daha çocuk yaşta iken, köylerinin yakılarak boşaltılmasının ve ailesine yapılan işkence ve baskınların hikayeleri ile her gün yeni yaşama adım atar ve o hikayelerin gerçekliğinde, kendi özünün gerçekliğine varır. Bu gerçeklik Serxwebûn Rêvan’ da büyük bir mücadele azmini ortaya çıkartır. 1992 yılında Ailesinde hem katılım, hem de şehitlerin olması, onu daha da özgürlük tutkusuyla yaşamaya ve mücadele etmeye iter.  Bundandır ki devlet okullarında okuduğu 12 yıl zarfında, özünden hiçbir şey kaybetmeyerek, bağlı olduğu yurtseverlik bilincini daha da güçlendirir.

 ‘Hissetmek Mücadele ve Eylem Gerektirir’

 2014 yılında DAİŞ çetelerinin Rojava’ ya saldırması ve oradaki halkı soykırıma tabi tutması ve bu soykırım kıskacına karşı, Kürt Özgürlük Hareketinin gösterdiği direniş, onu derinden etkiler. Buna karşı tutumsuz kalmak vicdanı olanın kabullenebileceği bir durum değildir ve kendisi de an be an o direnişi kendi damarlarında hisseder. Yaşanan her bir şehadet ve katliam onu daha fazla mücadele etmeye ve o mücadele de rol üstlenebileceği bir yaşamın istemi içerisinde olur. O, kalbinin derinliklerinden gelen bu çağrılara kulak vererek, eylemselliğini bakûr ve Türkiye metropollerinde açığa çıkartır. Her geçen gün daha da direniş gerçekliği ile kendisini bilinçlendirerek Hakikate doğru yol alır. 2015-2016 yıllarında cizre, Sur ve Nisebîn de, Kürt halkına karşı yürütülen soykırım operasyonları ve Taybet Ananın katledilerek cenazesinin 7 gün boyunca sokakta bırakılması Serxwebûn için artık dönüm noktası olur. Taybet ana’ nın cenazesi soka ortasında o soğukta yatarken insanlık her an ölmekte olan birisini andırıyordu. Duygular lalü ebken kesilmiş halde o kareleri izlerken Kürt analarına, çocuklarına, genç kız ve erkeklerine bu zulüm reva görülürken durabilmek ne çar.  

Serxwebûn her an bunları benliğinin derinlerinde yaşayarak, mücadelesini aktif bir şekilde ve daha derinlikli arayışlarla sonuçlandırma çabasına girer. O, hissettiklerini aktif bir mücadele gerçekliği ile buluşturma yolunda, PKK saflarına katılma kararı alır. Her ne kadar, Birkaç defa katılma çabası içerisine girse ve bu çabaları olumsuzlukla sonuçlanmış olsada, bu isteğinden ve mücadelesinden taviz vermeyerek bu girişimlerini sürdürür.  Bu girişimler sonucunda savaşın en yoğun olduğu bire dönemde, direniş saflarında yerini alır.

‘Anlamın Ve Hissin Yarattığı İnsan En Büyük İnsandır’

  Önder Apo; “anlamın ve hissin yarattığı insan en büyük insandır” der. Bu temelde Serxwebûn Rêvan da önderliğin bu sözünü kendisine bir yol haritası olarak görür.  Anlamlı bir yaşamın ve özgür hislerin yarattığı bir kişiliğin, anlam derinliğindeki mücadelesini gerçekçi kılmak gerektiği gibi, ebedi ve sonsuz bir azimle yönünü Kurdistan dağlarına döner.

O hissin ve anlamın bilincinde, gerilla saflarına katıldığı Serhed’ te, kendisini en doğru şekilde yaratmanın fırsatını bulur.  Erkenden Gerilla yaşamına adapte olarak, mücadelesinde fedailiğin sırrına varır.  Emek, yaşam ve özgürlük bilinci ile attığı adımlarına; her gün yenilerini katarak, kutsallığın derinliğine erişir.

 O PKK’nin yaşam felsefesi olan bir hırka bir lokma felsefesini benimser ve bunu kendisi için bir yaşam tarzı haline getirerek adım atar. İçinde bulunduğu ortamın en sevileni olmayı başarır ve yaşamda genç bir komutan olarak her görevi üstlenir. Aldığı her görevi layıkıyla yerine getirmek için çabalar ve adım adım Apocu Militan kişiliğine ulaşır. Dağlar kutsallığın ve hakikatin isim bulduğu ve ebedileştiği yerdir. Bundan dolayı o da her anında sevmeyi, severken saygıyı ve bu temelde mütevazi kişiliğini ortaya çıkartır.  Korkusuz ve hayat dolu olan Serxwebûn, aydınlık bir geleceğin ve devrimci yaşam tarzının benliğinde anlam bulmasını sağlayarak, kendisini anlamın ve hissin ışığında yücelterek derinleştirir. 

‘Emek Bilinci İle Yaşayan Bir Devrimciydi’

Kutsal dağlarda emek; yaşamın ve direnişin, hatta varlık bilincinin doruğa çıktığı, fedakarlığın ve fedailiğin sonsuzlaştığının temsilidir. Hakikatin ve gerçekliğin hatta kişiliğin kendini en sade biçimi ile açığa çıkardığı bir gerçeklikle bu yolda yürümek; amansız ve apansız bir fedailiğin aşikârlığını ortaya koyar. Bu emek serüveninde Serxwebûn’ da diğer yoldaşları gibi, bu bilinç ile yarınlara adım atar. 

Kutsal dağlarda, kutsal bir dava için direnenler ve hatta hiç düşünmeden canını feda edenler, bu kutsallığın kendisi haline gelir. Bundandır ki, bu kutsal yolda yürümek, büyük bir cesaret ve büyük bir fedakârlık gerektirir. Serxwebûn’ da yaşamın her anında, büyük fedakarlıklar göstererek, direngen halk ve Gerilla gerçekliğinde büyük emekler sarf ederek kutsallık yolunda fedaileşir. Fedailiğin Özü emekten ve yaşamdan geçer bilinci ile, yarınları yüzündeki tebessümlere sığdırır ve özlü gerçekliğinde hakikati bulur.

 ‘Fedailiğin Sırrı Özlü Yaşamdır’   

O bulunduğu Serhed alanında, fedaice yaşayan ve fedaice ölümsüzleşen yoldaşlarının yaşam tarzını kendisine örnek alır ve onların izinde yürüme sözünü defalarca sahiplenir.  Özlü yaşamını ve o özlü yaşamından fedailiğe erme misali, kendisini büyük bir aşk ile özgürlüğe ve mücadeleye adar. Devrimci ahlak ve ilkelerini kendisinde pekiştirerek, direngen bir sembol halini alır. Gittiği Gilîdax alanında bu gerçekliğin kendisi olur. 

Gilîdax’ da unutulmaz izler bırakan yoldaşlarının ardılı olarak, her anına mücadeleyi katarak varlığını bir halk varlığına bağlar. Bu temelde direnir, savaşır ve yeri geldiğinde gerektiği gibi düşmana cevap verir. O yıldızlar ülkesinde bir yıldız olurken, onun o direniş gerçekliği tarih sayfalarında ‘anlamlı bir yaşamın, anlam yüklü bir yoldaşı’ olarak anılır. O, fedaice bir yaşamın sembolü olur. O, gerçekliğini bir halk ve özgür bir yaşam gerçekliğinde, yaşama bağdaş kurarak 5 Ekim 2023 yılında, yoldaşı Agiri Azadi ve Harun Cûdî ile birlikte, Gilîdax’ ın Kirê halac bölgesinde ölümsüzleşir.