Kürdistan dağlarının derinliklerinde özgürlük halayının sesi yükselir. İnsanlığın bu toprağı üzerinde harlanan özgürlük ateşi, bütün renkleri kendi içinde taşır. Ateşin etrafında dönenler aynı davanın yolcuları, aynı yolun yürüyüşçüleridir.
Kürdistan dağlarının doruklarından halay ezgilerinin sesi yükselir; tek bir sesle, yüreğin istediği her savaşın türküsü söylenir. Bu halay bütün sınırları aşar ve kendini tüm özgürlük sevdalılarının yüreğine ulaştırır. Onlar çağrılarında, halaylarında, savaşlarında bütün insanlığın değerlerini korurlar. Çağrıları bütün kayalara, bütün dağlara, bütün ülkelere ulaşır ve dünyaya yayılır.
İnsanlığın en güzel kızları ve gençleri, büyük bir bağlılıkla bu çağrıya ulaşır ve bu halaya katılır. Alman halkının asil ve sosyalist evladı Thomas da bu halayın içinde, yoldaşlarıyla birlikte özgürlük ateşinin etrafında döner. Thomas’ın öncülüğünü yaptığı halay, yeryüzündeki cennet olan Xakurkê’den bütün dünyaya yayılır.
Onun yüzünde umut ve sevgi barınırdı; kendi sesi ve rengiyle sosyalist oluşa doğru yürürdü. Kulağında çınlayan o sese doğru aktı. Bu ses, ilk kez enternasyonal bir gencin yüreğine çok güçlü bir şekilde vuracaktı.
Thomas Johan Spies; arayış sahibi, Kürdistan’ın özgürlük direnişi karşısında dikkatli ve ilgili, özgür ve eşit bir yaşam kararına sahip bir gençti. 1996 yılında Almanya’nın Mainburg kentinde doğdu. Liberal hareketleri kendisine esas alan bir aile içinde büyüdü. Kapitalizmin egemen olduğu bir ülkede büyümesine rağmen, bu yaşamı hiçbir biçimde doğru bir yaşam olarak görmedi. Bundan dolayı daha genç yaşta sosyalizme dönük düşünceleri ve arayışları gelişti.
Bu gençliğiyle her zaman araştırma ve sorgulama içindeydi. Yaşama dair merakı oldukça güçlüydü. Bu nedenle Thomas, öğrenci grupları içinde yer aldığı dönemlerde herkesin dikkatini üzerine çekti. Toplumsal ilişkilerindeki gücü nedeniyle öğrenci grupları içinde çok etkili oldu; aynı zamanda en çok sevilen ve dinlenen kişi de Thomas oldu. Bununla birlikte, tarihte adı ve etkisi bilinen devrimciler üzerine derinleşmeleri de oldukça fazlaydı.
Thomas ilk kez başka bir hareketin adını duyacak ve bu hareketten etkilenecekti. Önder APO’nun kitaplarını okuduğunda derinleşmeleri çok zenginleşti ve bu hareketi tanıma merakı büyük bir istekle gelişti.
Böylece Thomas, bu merakının ve isteğinin yoluna girecek; bu yolculuğun nasıl başlayacağına kendisi karar verecekti. Thomas, Önder APO’nun kitaplarını okuduğu dönemde sosyalist bir hareket içinde yer aldı; eylem ve mitinglerde oldukça aktifti. Fakat gücünün bu faaliyetlerle sınırlı kalamayacağını fark ettiğinde, Önder APO’nun fikir ve düşüncelerini tanımasıyla kendi gücüne daha fazla inandı ve bu devrimci yolculuğa doğru yürüdü.
Thomas Almanya’da sosyalist gruplar içinde yer aldığı dönemde, halkların özgürlüğü ve eşitliği için arayışları daha da derinleşti. Ancak amacını bu gruplar içinde bulamadı. Bu nedenle Önder APO’yu okuduğunda özgür yaşam felsefesi onun dikkatini çok çekti. Özellikle Önder APO’nun “Sosyalizmde ısrar, insanlıkta ısrardır” değerlendirmesini duyduğunda, özgürlük arayışını buradan başlattı ve yürüdü.
Özgür ve eşit bir yaşam için kararını verdi ve buradan uzun yürüyüşüne başladı. Bu temel üzerinde Thomas, 2016 yılında gerilla yaşamına doğru ilk adımını attı. Kararlılık ve güçlü bir idealle yüzünü Kürdistan dağlarına döndü. İlk durağı Qendîl dağları oldu.
Thomas, Önder APO’nun fikir ve felsefesinin bilinciyle hareket ediyordu. Bu da seçtiği yola büyük bir güven duymasını sağladı ve kararının yerinde olduğunu gösterdi. Thomas, özgürlük hareketinin saflarına katıldığında Azad Şerger adını aldı ve saflar içinde sosyalizm mücadelesinin aktif pratiğine başladı.
Azad Şerger, Almanya toplumundan enternasyonal bir genç olarak 2016 yılında yüzünü özgür dağlara döndü ve özgürlük hareketi içinde devrimci mücadelesini daha da yükseltti. Temel eğitimini Qendîl dağlarında gördü ve orada gerilla pratiklerine katıldı. Azad için dağ, özgür bir biçimde yaşayacağı; kişiliğini ve toplumu çözümleyeceği bir nefes oldu.
Azad, gerilla yaşamına çok hızlı uyum sağladı. Bir sosyalist olarak dağlarda yaşamayı kendisine esas aldı. Bu yüzden gerilla Azad, özgür yaşamın bütün alanlarında kendisini çok hızlı geliştirdi. Öncelikle Kürtçenin lehçelerini öğrenmeye yöneldi. Bu şekilde gerilla Azad’ın yoldaşlarıyla kurduğu diyaloglar çok zengin bir biçimde gelişti.
Silahlı mücadele deneyimlerini kazanmak için yüzünü gerillanın direniş alanlarına dönmek istedi. Enternasyonalist gerilla Azad, Mazlum Doğan Akademisi’ndeki eğitim devresini tamamladıktan sonra yüzünü Xakurkê direniş alanına çevirdi. Aktif katılımıyla Xakurkê’de hareketli timler içinde yerini aldı. Büyük bir sevgiyle istediği direniş alanlarına geçişiyle birlikte Azad, savaş ve eylem pratiğine çok hızlı katıldı.
2021 yılında Medya Savunma Alanları’nda başlayan işgal saldırılarıyla birlikte Azad, bu pratik içinde işgalcilere ağır darbeler vurma çabası içinde oldu. Bu nedenle modern bir gerilla olarak çok etkili taktiklerle birçok eyleme katıldı. Düşman güçlerini keşfetmede ve arazi üzerindeki hâkimiyette oldukça zekiydi. Bu yüzden savaş pratiğinin ortasında yoldaşları için de örnek oldu.
Gerilla Azad, devrimci özelliklerinde yarattığı gelişmeleri yoldaşlarına aktardı. Yoldaşları da Gerilla Azad’ın kendisinde yarattığı gelişmeleri kendileri için örnek aldılar. Hem yeni dönemin tarz ve taktiklerinde hem de dürüst özellikleriyle enternasyonal bir öncü oldu.
Enternasyonal gerilla Azad, demokratik ve sosyalist bir kişiliğe sahipti. Önder APO’nun paradigmasını kendisine yaşamın temeli yaptı. Bu nedenle sürekli Başkan APO’nun kitaplarını okudu; öncü militan kişiliğini kendisine esas aldı. Azad, çok kısa bir zamanda hareketin omuzlarına yüklediği görev ve sorumlulukları üstlendi ve kendisini zorlu pratikler için hazırladı. Bu şekilde savaşın ve yaşamın komutanına dönüştü.
Cesur gerilla Azad, askeri disiplininden hiçbir zaman taviz vermedi. Bu nedenle özgürlük mücadelesi çizgisinin doğru bir öncüsü oldu. Gerilla Azad, Xakurkê alanında bütün işlere, görevlere ve çalışmalara yüksek sorumluluk ruhuyla yaklaştı. Kendisini işinde hassas, örgütsel ölçülerde ciddi bir komutana dönüştürdü ve böylece Apocu militanlığın örneği oldu.
Kürt halkının düşmanlarının Kürdistan dağlarına ve gerillaya yönelik saldırı ve bombardımanları, enternasyonal devrimci Azad Şerger’de büyük bir öfke yaratıyordu. Kürdistan dağları büyük bir vahşetle bombalanıyordu. Bu nedenle büyük devrimci Azad Şerger, düşmanlara karşı etkili eylemler gerçekleştirme çabası içindeydi.
Gerilla Azad’ın bu kararlılığı ve derinleşmesi bilincinde her geçen gün daha da derinleşiyordu. Savaş tünellerinde direnen yoldaşlarının intikamını almak için büyük bir eylemin planlaması içindeydi. Haziran 2023’te gerilla Azad Şerger, iki yoldaşı Asya Kanîreş ve Koçer Medya ile birlikte etkili bir eylem gerçekleştirdi.
Şehîd Heqî ve Şehîd Kamuran Tepesi’nde konumlanan düşman, bu yürekli kahramanların tuzağına düşecekti. Bu eylem gerçekleştiğinde, sağını solunu şaşıran işgalciler toz ve duman içinde kaldılar. Bu eylemde 18 işgalci asker öldürüldü ve mevzileri imha edildi.
Üç çelik yürekli gerilla, ağır davanın üç kahramanı, gözü dönmüş düşmanlarının arasına, onların tam kalbine girdiler ve vurdu. Enternasyonal devrimci Azad Şerger, yoldaşlarıyla birlikte şimşekler gibi düşman siperlerinin içine yayıldı ve eylemini başarıyla gerçekleştirdi. Bu üç kahramanın eyleminden sonra Türk ordusu, elindeki bütün teknikle alana saldırdı. Sanki delirmiş ve kudurmuşçasına her yeri bombaladı.
Gerilla ve devrimci Azad Şerger, iki yoldaşıyla birlikte geri çekilme halindeyken Türk ordusunun saldırısıyla karşılaştı. Bombardıman sonucunda halkların ve Kürdistan’ın özgürlük mücadelesinin ölümsüzler kervanına katıldılar. Zeki enternasyonal Azad Şerger ve Asya Kanîreş, Doğu Kürdistanlı yoldaşları Koçer Medya ile birlikte 15 Haziran 2023 tarihinde şehadete ulaştılar.
Bu kahramanların şehadeti ne kadar ağır olsa da eylemleri döneme mührünü vurdu; yoldaşları bu eylemden ve bu kahramanlardan büyük bir güç ve deneyim aldı. Onlar yoldaşlarının yüreği oldular; demokratik sosyalizmin ruhunun sembolü oldular. Ronahî, Sara, Nûdem, Şiyar, Bager, Elefterya ve en son Tîjda Zagros gibi birçok enternasyonal devrimcinin takipçisi oldular. Bu öncüler demokratik sosyalizm fikrine inandılar ve Önder APO’nun fikir ve düşünceleri temelinde bunun için mücadele ettiler.
Azad Şerger, Kürdistan dağlarında özgürlük halayını nasıl döndürdüyse, bu kez Xakurkê dağlarının zirvelerinde yüreğinin ateşiyle halaya durdu. Gerilla Azad ve öncü kadın Asya, kendi ülkesinin yiğidi Koçer ile birlikte özgürlük halayını döndürdüler ve şehadetlerini de bütün dünya halklarının özgürlüğünün müjdesine dönüştürdüler.
